Online ERP

19 Eylül 2008

Verimlilik Nedir?, BMC ve Verimlilik

 

Verimlilik, bir mamulün miktarının, bu mamulü üretmek için kullanılan faktörlerin (girdilerin) toplamına oranıdır. ‘Toplam Faktör Verimliliği’ olarak da tanımlanan bu oran şöyle bir formülle ifade edilir:

Verimlilik = Toplam Çıktı / Toplam Girdi

Ancak bu formülde çıktıyı belirlemek kolay olmasına rağmen tüm girdilerin tespiti çok karmaşıktır. Bu nedenle BMC’de toplam girdi verimliliği yerine kısmi verimlilik ölçümleri yapılmaktadır. Emek verimliliği, sermaye verimliliği, hammadde verimliliği gibi.

 Emek verimliliği, verimlilik türleri içinde en büyük önem verilendir. Hatta çoğu zaman verimlilik denildiğinde emek verimliliği anlaşılmaktadır. BMC’de verimlilik hesabı terimi ile emek verimliliği kast edilmektedir.

 Malzeme verimliliği ise, üretimde kullanılan malzemelerin ne kadar verimli kullanıldığının, yani ne kadar az fire ve hurda ile çalıştığının ölçüsüdür. Bu anlamda bakılınca, eğer bir operatör kullandığı kaynak elektrodu ile 4 parçayı kaynak yaparken, başka bir operatör aynı parçadan 5 tanesini kaynak yapabiliyorsa ikinci operatör elektrodu %25 daha verimli kullanıyor denir.

 Makine ve tezgah verimliliği, makine ve tezgahların ne kadar verimli kullanıldığının kontrolünü sağlar. Yani tezgahların ne kadar dolu olduğunu, belli bir zaman içinde kaç parça üretebildiğini ölçmek amacıyla kullanılır. Örneğin Tandem Preste günde 100 şasi basılırken bir düzenleme ile günde 110 şasi basılmaya başlanırsa Tandem Presin verimliliği %10 artmıştır denir.

 Sermaye verimliliğini bir örnekle açıklamak gerekirse, BMC 15 milyar lira harcadığı bir atölyeden günde 2 mamul çıkarırken 3 mamul çıkarmaya başlarsa sermaye verimliliği %50 artmıştır denir.

 Enerji verimliliğini bir örnekle açıklamak gerekirse, ergitme ocağının biri 500 kg metal ergitmek için 1200 KW çekerken, daha sonra aynı ağırlık için 1000 KW çekerse enerji verimi %20 artmıştır denir.

 Verimlilik en az girdi ile en çok mamul çıkarmak idi. Prodüktivite ise, bir firmanın kullandığı tüm üretim faktörlerinin ne kadar verimli ve ne kadar uygun oranlarda kullanıldığının bir ölçüsüdür. En çok kullanılan haliyle ise, kişi başına üretilen mamul sayısıdır.

 Prodüktivite ve verimlilik, özellikle ülkemizde aynı anlamda kullanılır. Gerçekte bunlar aynı şey olmamakla birlikte birbirleriyle yakından ilgilidir. Verimliliği artan bir işletmenin prodüktivitesi de artar. Ancak prodüktivitesi yüksek bir işletmenin verimliliğinin de yüksek olduğu her zaman söylenemez. Örneğin teknolojisini geliştiren yeni yatırımlar yapan bir fabrikada kişi başına üretim adedi yükselebilir, ancak bu çalışanların veriminde artış olduğu anlamına gelmez. Yaşam düzeyini yükseltmek isteyen ülkelerin ve gelişmek isteyen firmaların almaları gereken yol bir spirale benzetilebilir.
PRO 827 YHF araba modeli için prodüktivite ve verimlilik hesapları:
Diğer araçlara karşılık eşdeğer üretim adedi : 788 adet
Ağustos ayında çalışan personel sayısı          : 834 kişi
Fazla mesai süresi                                           : 69409 saat

Ortalama çalışan sayısı =  kişi
Prodüktivite = Eşdeğer üretim adedi / Ort. çalışan sayısı =   adet / kişi – ay
 adet / kişi - yıl

İş yükü = standart zaman * üretilen adet
             = 2578 * 23
             = 59294 dk = 988 saat
Fazla mesai   : 287 saat
İş gücü = 
788 + 287 = 1075
Verimlilik = İş yükü / İş gücü =                 
Hedeflenen verimlilik : 0.92
Fiili verimlilik             : 0.92

Faydalı Kullanım Oranı = Prodüktivite / Verimlilik =   adet / kişi – ay

 Verimlilik ve prodüktivitenin arttırılması konusunda 3 temel yöntem vardır:
1. Yenilikçi Yaklaşım : Bu yaklaşımda gelişme büyük çapta sermaye harcamaları yoluyla sağlanmaya çalışılır, gelişmiş makine ve teçhizatlar alınır, büyük teknolojik yatırımlar yapılır. Bu şekilde fabrikanın işçi başına düşen üretimi arttırılır, yani prodüktivite artar. Ancak bunlar işgücü verimliliğinde bir gelişme sağlamaz, hatta personel aktarımı olmazsa, standart zaman düşmesine rağmen kişi sayısı aynı kaldığı için işgücü verimi düşmüş görünecektir.
2. Sürekli Geliştirme Yaklaşımı : Bu yaklaşımda ise, üretim işlemlerinin detaylarına inilerek her bir operasyon için gelişmeler yapılmaya çalışılır. Bu yaklaşımda amaç verimliliğe katkısı bulunabilecek tüm faktörler arasında uyumlu ilişkiler kurmak ve bu faktörlerin verimliliğe etkilerini maksimize etmektir.
3. Yenilik + Sürekli Geliştirme Yaklaşımı : Gelişme ve büyüme konusunda ABD ve pek çok Avrupa ülkesi yenilikçi yaklaşımı benimsemiş, gelişmiş teknolojileri uygulamaya çalışmak dışında diğer faktörler gözardı edilmiştir. Yenilikçi yaklaşımda yöneticiler yeniliği getirmiş, yöntemi koymuş, yöntem üzerinde uygulayanların eleştirilerine kulak tıkanmıştır. Japonlar ise yenilikçi yaklaşıma sürekli geliştirmeyi de ilave etmişlerdir. Bu amaçla, Kalite Kontrol Çemberleri ve Kaizen adını verdikleri gruplar (timler) kurmuşlardır. ABD ve Avrupa daha önceki yatırımını amorti etmeden yeni yatırıma geçerken Japonya onların yaptıklarının taklitlerini aynı kalitede daha ucuza yapmaya çalışmıştır.

 BMC, 3. yöntemi yani yenilik + sürekli gelişmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla çeşitli Kalite Kontrol Çemberleri kurulmuş ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Ayrıca 12 adet Geliştirme Timi çalışmalarını sürdürmektedir.

 

Yorum Yazin

E-Posta

 


  • Meta

    • Subscribe to RSS feed
    • The latest comments to all posts in RSS
    • Subscribe to Atom feed